Op.Dr Hatice KÖŞGER

Yonca Klinik, tecrübeli ekibimizle, siz değerli danışanlarımıza Gebelik, İnfertilite (Kısırlık),
Vajinismus, Riskli Gebelik Takibi, Jinekolojik Rahatsızlıklar ve Doğum konularında hizmet vermekteyiz.

SEZARYEN DOĞUM


SEZARYEN DOĞUM

Doğum ‘un doğal yolu bebeğin vajinal kanaldan çıkarak dünyaya gelmesi yani vajinal doğumdur. Ancak çeşitli sebeplerle bu her zaman gerçekleşmeyebilir. Bu durumlarda bebek bir operasyonla anne karnından alınmak durumunda kalabilir. Bu yönteme Sezaryen Doğum denmektedir. Başka bir deyişle Sezaryen Doğum, normal doğumun gerçekleşmesine engel teşkil eden durumların varlığında ya da gebelerin kendi istekleri doğrultusunda, doğumun vajinal yoldan değil de anne karnında bir kesi uygulanarak yapılması eylemidir. Sezaryen doğum oranları ülkemizde, özellikle de son yıllarda ciddi bir artış göstermiştir. Ancak insanların her şey de olduğu gibi doğumda da normal olanın olması gereken olduğunu anlamaları ile birlikte normal doğum istekleri ve oranları yeniden artmaya başlamıştır.

Sezaryen doğum ortaya bir zorunluluk olarak çıkmış ancak bir süre sonra isteğe bağlı olarak da uygulanmaya başlanmıştır. Uygulanmaya başlandığı günden buyana doğum sırası ve sonrasında ortaya çıkabilecek birçok soruna da çare olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Ancak yapılan son çalışmalar hem anne hem de bebek açısından sağlıklı olanın doğal olan yani vajinal doğum olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte ben dâhil tüm hekim arkadaşlarım zorunluluklar karşısında sezaryen doğum yöntemini güvenle ve gönül rahatlığı ile uygulamaktayız.

SEZARYEN DOĞUMUN AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI

Sezaryen Doğum 2
Sezaryen doğumun kendine göre hem avantajları hem de dezavantajları vardır. Çatı darlığı gibi bazı durumlarda ise sezaryen doğum kaçınılmazdır. Burada zorunlu sezaryen doğuma gelmeden önce sezaryen doğumun avantaj ve dezavantajlarından bahsedelim. Öncelikle belirtmeliyiz ki ben ve ekibim için normal doğum her zaman için arzuladığımız ilk seçenektir. Sezaryen doğumu ise gerekli olduğu durumlarda uygulanması gereken zorunlu ve faydalı bir yöntem olarak görmekteyiz. Gebelerimize ise bu tercihte doktorlarına güvenmelerini ve onların öğretileri doğrultusunda hareket etmelerini tavsiye ediyoruz. Bu bilgileri de akılda tutmakla birlikte Sezaryen Doğumun Başlıca Avantajlarını:

1-Doğum zamanının planlanabilmesi

2-Bebeğin riske girmeden kısa sürede dışarı çıkabilmesi

3-Gebenin normal doğum ağrı ve sancılarını yaşamaması olarak sıralayabiliriz.

Sezaryen doğumun dezavantajlarına gelecek olursak. Sezaryen Doğumun Başlıca Dezavantajları: Nadir olarak görülse de, ameliyat kaynaklı enfeksiyon, kanama ve yaralanmalar; Doğum sonrası anne bebek etkileşimini geciktirmesi; Annenin doğum sonrası iyileşme süresinin normal doğuma göre daha uzun olması; Doğum sonrası ağrılarının normal doğuma göre daha fazla olması; Daha sonraki doğumlarını normal doğumla gerçekleştirme ihtimalinin azalması; Ameliyata bağlı karın içi yapışıklıklar sebebi ile kısırlık yaşama ihtimalinin olması; Bebeğin solunum yolu problemleri yaşama riskinin artmasıdır.

SEZARYEN DOĞUM NEDENLERİ

Daha öncede belirttiğimiz üzere en sağlıklı doğum normal yani vajinal doğumdur. Ancak bu normal doğum için her hangi bir engel olmadığı durumlar için geçerlidir. Çeşitli sebeplerle normal doğum gerçekleşemiyorsa o zaman sezaryene başvurulur. Sezaryen doğumu zorunlu ya da tercih edilir kılan bir çok unsur söz konusudur. Bunları kısa kısa sayarsak:

Bebeğin Geliş Pozisyonu: Bebeğin doğum kanalına geliş pozisyonu tersse yani bebek başı önde değil bacakları önde şekilde geliyorsa ve hekim tarafından doğumun bu şekilde zor olacağı anlaşılıyorsa sezaryen doğum tercih edilir. Aynı şekilde çocuk doğum kanalına düz değil de yan şekilde geliyorsa yine hekim durumu değerlendirerek sezaryen doğuma karar verebilir.

Plasentaya Ait Problemler: Plasentanın rahim içinde yapışık olduğu bölgeden zamanından önce yırtılarak ayrılması durumunda ya da plasentanın doğum kanalının önünü kapatarak doğumun gerçekleşmesine engel olması durumlarında da Sezaryen doğum uygulanmak durumunda kalınmaktadır.

İri Bebek-Çoğul Gebelikler: Sebepleri farklı farklı olsa da iki durumda da genellikle sezaryen doğum tercih edilmektedir. Birinci durumda bebek iri olduğu için baş-pelvis uyumsuzluğu söz konusudur. Başka bir deyişle bebek doğum kanalından geçemeyecek kadar büyüktür. Çoğul gebeliklerde ise genellikle sezaryen sebebi bebeklerin duruşunun uygun olmamasıdır.

Kordon Sarkması: Bebeğin beslendiği göbek kordonunun çeşitli sebeplerle rahim dışına sarkması durumunda da gebe sezaryene alınır.

Rahim Yırtılması: Uterus rüptürü de denen bu durum genellikle Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum ‘larda ve zor doğumlarda görülen bir durumdur. Rahim yırtılması durumunda hasta acilen sezaryen doğuma alınmalıdır.

İlerlemeyen Travay: Bu durum doğum kanalı içinde ilerlemeye başlayan bebeğin ilerlemesinin durmasını ifade eder. Bazen saatler geçmesine rağmen bebek kanalda ilerlemez. Bu durumda da gebe sezaryene alınmak durumundandır.

Çatı Darlığı: Baş-pelvis uyumsuzluğu olarak da adlandırılan bu durum bebeğin başının gebenin doğum kanalını çevreleyen pelvis kemikleri arasındaki boşluktan geçemeyecek kadar büyük olması durumunu ifade eder. Bu kadının çatı denilen pelvis kemikleri arasındaki boşluğun normalden daha dar olmasından kaynaklanabildiği gibi, bebeğin normalden iri olmasından da kaynaklanabilmektedir. Bu durumda da sezaryen kaçınılmazdır.

Tüm bunlara ek olarak;

Bebeğin doğum esnasında oksijensiz kalarak sıkıntıya girmesi ya da böyle bir durumda mekonyum adı verilen bebeğin dışkısını yapması,
Gebenin daha önce tekrarlayan sezaryenlerinin olması,
Annenin pre-eklampsi ya da gebelik hipertansiyonu gibi rahatsızlıklarının olması,
Annede aktif genital uçuk HPV lezyonları olması durumunda ve
Bazı vajinismus vakalarında gebeler sezaryen doğuma alınmak durumunda kalabilmektedirler.
Çatı Muayenesi:

Son olarak çatı darlığı sezaryen doğum ilişkisini tekrar inceleyecek olursak. Kadın Doğum Uzmanı hekimler gebeliğin son haftalarında gebede çatı darlığı olup olmadığı dolaysıyla da doğumun normal mi yoksa sezaryen mi olacağını planlayabilmek için çatı muayenesi yaparlar. Çatı muayenesi, gebeliğin son haftalarında hekim tarafından gebenin pelvis kemiklerinin doğumun normal olmasına uygun olup olmadığının değerlendirdiği, elle yapılan, jinekolojik bir muayenedir. Eğer çatı muayenesi sonucunda hekim gebede çatı darlığı olduğuna karar verirse, normal doğum hiç denenmeden doğrudan sezaryen doğum seçeneğine geçilir. Dolayısı ile gebede çatı darlığı yoksa bu normal doğumun olabileceği yönünde bir işarettir. Ancak çatı muayenesi bu konuda %100 garanti veremez, çünkü hasta başka nedenlerden dolayı da sezaryen doğuma alınabilir.

SEZARYEN DOĞUM ANESTEZİLERİ
Doğum doğal bir süreç olmakla birlikte ağrılı ve zor bir işlemdir. Bu sebeple TIP bu güne kadar bu işlemin nasıl daha ağrısız gerçekleştirilebileceği konusuna kafa yormaktadır. Bir operasyon olan sezaryen doğum geçmişten bu güne anestezi yöntemleri uygulanarak yapılmakla birlikte, normal doğumların anestezi (Bölgesel anestezi) ile yapılması ve bunun yaygınlaşması yeni sayılabilecek gelişmelerdir.

Sezaryen doğum aslında bir çeşit cerrahi operasyondur bu sebeple anestezi kaçınılmazdır. Bu doğum türünde evvelden beri uygulanan yöntem genel anestezidir. Burada hastanın bilinci tamamen kapalıdır. Ancak anestezi yöntemlerinin gelişmesi ile birlikte son zamanlarda bölgesel anestezi yöntemleri sezaryen doğumda daha çok tercih edilmektedir. Hastanın durumuna ve anestezi doktorunun kararına göre Sezaryen Doğum yapan gebelere bölgesel yöntemlerden, hem spinal, hem Epidural hem de kombin dediğimiz ve iki yöntemin karışımından oluşan teknik uygulanabilmektedir.

SEZARYEN DOĞUM SINIRI
Normal doğumdan farklı olarak Sezaryen Doğum kadının doğurganlık çağı boyunca sürekli doğum yapabileceği bir yöntem değildir. Sezaryen doğum neticede bir tür ameliyattır ve her ameliyat gibi ciddi riskleri kendi içinde barındırır. Bunlar, karın içi organlarda yaralanmalar, kısırlığa sebep olabilecek karın içi yapışıklıklar, kanama ve enfeksiyon gibi risklerdir. Sezaryen sayısı arttıkça bu riskler daha da artmaktadır. Bu sebeple sezaryenle yapılan doğumların 3-4 doğumu geçmemesi tavsiye edilir. Günümüzde bu sayılar aşılabilmekle birlikte, sayı ile birlikte risklerin de arttığı unutulmamalıdır.

Randevu


Sadece bilgilerinizi gönderin, en kısa zamanda sizinle iletişime geçelim. Başka endişeleriniz için bize e-posta gönderebilirsiniz.